« Geri
SUBKLAVİAN KATETERİZASYONA BAĞLI GELİŞEN PULMONER TROMBOEMBOLİZM: 2 OLGU NEDENİYLE
ŞERİFE SAVAŞ BOZBAŞ, GAYE ULUBAY, NEVRA GÜLLÜ, ŞULE AKÇAY
Türk Toraks Dergisi - 2007;8(3):195-198
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları AD, Ankara, Türkiye

Santral kateter ilişkili pulmoner tromboemboli riski %12-36 oranında bildirilmektedir. Kateterizasyon uygulamaları ile Virchow tarafından tromboemboli oluşumunda tanımlanan ana risk faktörleri olan staz, hiperkoagülabilite ve intimal hasarlanma oluşmaktadır. Genetik yatkınlık, kanser, obezite, geçirilmiş cerrahi, travma, immobilizasyon gibi durumlarda alt ve üst ekstremite venöz sistemde trombüs oluşumuna yatkınlık oluştuğu bilinmektedir. Bu hastalarda kateterizasyon sırasında venöz sistemde bulunan trombüsün kateterin mekanik etkisine bağlı olarak pulmoner arteriyel dolaşıma geçmesi mümkündür. Kliniğimizde derin ven trombozu için risk faktörü olan 2 olguda santral venöz kateterizasyon uygulanması sonrasında pulmoner tromboemboli saptandı. Bu nedenle üst ekstremite venlerine (subklavian, aksiller, internal juguler vb) kateter uygulanması sonrasında nefes darlığı, göğüs ağrısı ve oksijen satürasyonunda düşüklük saptanan olgularda, pulmoner tromboemboli olasılığının akılda tutulması gerektiği inancındayız.

Facebook'ta Paylaş